Hakkımda,

Elektrik-Elektronik Mühendisi olmama rağmen, mesleki tecrübeme Bilgisayar ve Endüstri Mühendisliği ağırlıklı olarak 1998 yılında başladım. Planlama, bilgi işlem çalışmaları ile kendimi geliştirmeye devam ederken, elektrik bakım ile ilgili planlı bakım uygulamaları, çalışanların performans analizi, adam saat hesapları derken; ilk ciddi enerji üretim tesisim olan göz ağrım 2000 yılında 4.6 MW gücündeki kojenerasyon tesisini tamamladım.

Kariyerim daha sonra askerlik ve taahhüt sektörüne başlamam ile devam etti.

Bu noktada sadece elektrik,otomasyon veya bilgisayar değil zayıf akım çalışmalarınında bende ayrı bir yeri olduğunu belirtmem gerekli, kamera sistemleri, yangın algılama, akıllı evler, bina otomasyonu, network sistemleri ilk mesleki tecrübelerimle yakın olduğundan belki de çok keyif aldım.

Biraz akıllı pek çok çalışmaya imza attım. Biraz akıllı çünkü bence şu an bile akıllı binalar yapmıyoruz. (Yapamıyoruz değil ne yazık ki, bilinçli olarak yapmıyoruz, ekonomik kaygılar, teknoloji korkusu vb.)

Artık yurt dışı tecrübesinin vakti geldi diye düşündüğüm de, biraz şans, birazda kendimi yakın hissetmem nedeni ile Azerbaycan’da çalışmaya başladım. Büyük şehirlerden Bakü,Lenkeran, Qazak ,Xirdalan gibi şehirlerde, Rusya Krasnodar, Çin Pekin, Şhenzen, Dubai, Honkong ta proje çalışmaları için görev aldım. Yaklaşık 7 yıl boyunca kaç fabrika, avm, hastane, otel, vb. tesis yaptım inanın ben bile hatırlamıyorum. Ülkenin en büyük holdinginde Proje Müdürü olarak, pek çok tesisin elektrik, elektronik ve hatta bazen mekanik olarak projelendirilmesi, bütçe, bazen kendi ekibim bazende taşeron firmalar ile yaptırılması, hakedişi, ihzaratı derken ;

Sonunda Türkiye’ye geri döndüm, önce İş bankası yeni operasyon merkezi, sonrasında da dünyanın tek seferde yapılan en büyük hastanesi olan Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü ve ilaveten Etlik Entegre Sağlık Kompleksi’nde projelendirme, bütçe analizi konularında ekip liderliği yaptım.

Kendimi yetiştirmeye devam ettim, ilk yıllarımda Microsoft Sistem Engineer, ISO gibi eğitimlere, OHSAS, Yöneticilik, İşletme Yönetimi ve Project Management Professional (PMP)® ekledim. Elektrik, Elektronik, Otomasyon, Zayıf Akım, Bilgisayar derken gönlümde hala Mekatronik yada Makina Mühendisliği yüksek lisansı yapmak var, kimbilir belkide inşaat okuyarak bir yapının her aşaması için gerekli teorik bilgiyi edinirim, gerçi artık zor olsa da azmin elinden kurtulan olmaz derler… Şaka bir yana mesleğe yeni atılan meslektaşlarım ; Çok çalışın ama çokta okuyun, kendinizi geliştireceğiniz kurslara gidin, firmanız karşılamaz ise kendinize yatırım yapın ve her zaman arkanızdan gelenler ile bilgiyi paylaşın, korkmayın , paylaştıkça azalmayan aksine artan belkide tek şey bilgidir. 

2008 yılıydı, enerji üretimi ile ilgilenmeye başlamam; Artık biraz daha dünyamızın geleceği için faydalı konularda mühendislik yapmak ümidi ile, temiz yenilenebilir enerjilere, güneş ve rüzgar enerjisi ile elektrik üretimi konusunda çalışmaya başladım. Sonunda 2015 yılını 20 MW güneş enerji tesisi bitirerek tamamladım, 49 MW Rüzgar enerjisi tesisinin ise kapasite artırımını, yeni projelendirmesinin analizinde çalıştım.

2016 yılını Mayıs ayında biten 5.5 MW ve belkide Türkiye’nin en büyük çatı projesi olan 2.3 MW güneş enerji tesisi ile bu sektörde severek çalışmaya devam ediyorum. Şu an yaklaşık olarak 150MW tesise danışmanlık desteği vermiş durumdayım, ve ayrıca sürekli yeni projeler peşinde, idealist bir yaklaşım ile koşmaya devam ediyorum.

Belki şu an yenilenebilir enerjiler, tüm dünya için enerji pazarında küçük bir paya sahip, belki bilinirlikleri ve uygulamaları Türkiye’de çok yeni, pazar inşaata göre rakamsal olarak büyük ama toplam güce göre çok ufak, ama dünyamız için, çocuklarımız için bizden önceki yol açan bilim adamları ve mühendislerin izinden gitmeliyiz.

Ancak şu aşağıdaki grafik benim için çok ama çok değerli;

*Ağustos 2018 TEİAŞ

 

Bu şekilde artan bir sektör bildiğim kadarı ile yok. Ama yeterli değil, bu büyüme oranı bile göldeki su bardağına denk geliyor.

Her türlü zorluk çıkaran prosedüre, sektöre sadece ticari bakanlara rağmen, umarım ilerleyen yıllar Türkiye için yenilenebilir enerji sektörünün parlayan yıldız olduğu bir yıl olur.

Teknolojiden, mühendislikten, geleceğe en uzaklara kadar bakmaktan vazgeçmeyen,

Cüneyt Selçuk GÜNGÖR